Tiny House akımı Türkiye’de!

Yazar: , Kategori: Emlak Tarih: .

“Tiny House” (küçük ev) akımı ABD’de özellikle 2008 küresel ekonomik krizi döneminde insanların alternatif konut arayışlarının ardından batı ülkelerinde de gelişmeye başlayarak  bir sektör haline geldi.

Küçük bir evde yaşamanın ötesinde bir sosyal hareket olarak görülen akım, minimalizmi ve özgür yaşam felsefesiyle birleştiriliyor. Yaşanılan alanı küçültmenin, sadeleştirmenin ve daha az eşyayla yaşamanın yanı sıra, bu akımla insanlar çevreyle dost bir şekilde sağlıklı yaşamayı, doğada vakit geçirmeyi ve karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor. Bunlara ek olarak küçük evler; günlük harcamalar, ev için ödenen vergiler ve bakım masraflarının azaltılması gibi avantajlar da sunuyor.

Tiny House genellikle 10 metrekare ile 30 metrekare arasında, tekerlekli veya sabit olarak tasarlanıyor. Farklı boyut ve şekilde inşa edilebiliyor. Küçük ancak daha kullanışlı yaşam alanı yaratıyor. Aynı zamanda hem ekonomik hem de çevreci bir seçenek olduğu için sürdürülebilir yaşamı teşvik ediyor.

 

 

“Fiyatları 90 bin-200 bin lira aralığında değişiyor”
Casa Lokomotif’in kurucusu Yüksek Mimar Pelin Düştegör, küçük evlerin inşaat maliyeti, inşaat ruhsatı, zemin etüdü, vergiler ve resmi harç bedelleri gibi harcamalardan kaçınmak isteyenler için uygun olduğunu belirterek, “Küçük ev sahipleri, imarlı alanlar dışında imarsız alanlar, zeytin bahçeleri, sit alanları ve kamp alanlarında da özgürlük getiren, çevre dostu, doğayla iç içe ve mobil bir yaşama sahip olabiliyor. Bu evler aynı zamanda Türkiye gibi deprem riski yüksek bir ülkede de avantajlar sağlayabilir. Küçük evlerin yaklaşık 2 yıl sonra Türkiye’de daha da yaygınlaşacağından ümitliyim.” dedi.

Küçük evlerin enerji ihtiyacının güneş panelleri ve inverter aracılığıyla, su ihtiyacının mobilyaların arkasına ya da şaseye gömülebilen su depolarıyla karşılandığını anlatan Düştegör, ocakların gazla çalıştığını, klozetin ise elektrikle çalışan kompost ya da kasetli tuvalet şeklinde dizayn edilebildiğini ifade etti.

 

 

Düştegör, sözlerini şöyle sürdürdü: “Amerika’da ve Yeni Zelanda’da görülen küçük ev örneklerinin ağırlığı 10 bin 500 kilogramı bulabiliyor fakat Türkiye’de ruhsat alabilmek için ürünün en fazla 3 bin 500 kilogram olması gerekiyor. Bu da mobil evlerin büyüklüğünün yaklaşık 20 metrekare civarında olması anlamına geliyor. Küçük evi çekmeye uygun aracı olmayanlar ürünü satın aldıkları firma ya da tekme çekiciler aracılığıyla yer değiştirebiliyor. Ürünlerin fiyatları ise 90 bin ile 200 bin lira aralığında değişiyor.” Düştegör, bu evlere kasko da yapılabildiğini aktararak, firmaların anlaştığı bankalardan da kredi almanın mümkün olduğunu aktardı.

 

“Tıpkı bir ev gibi tasarlanıyor”
Saly Karavan’ın endüstri ürünleri tasarımcısı Merve Başoğlu da küçük evlerin müşterilere ev konforunu her yere taşıma imkânı verdiğini belirterek, küçük ev akımının Türkiye’de de yavaş yavaş yaygınlaşmaya başladığını söyledi.

Müşterilerin isteklerine göre evlerin fiyat aralıklarının ve donanımlarının değiştiğini ifade eden Başoğlu, küçük evlerin karavanlardan farklı olarak tıpkı bir ev gibi tasarlandığına ve içlerinde çamaşır makinesi, kurutma makinesi, mutfak, bulaşık makinesi, buzdolabı, fırın, ev tipi banyo, mobilyalar gibi ihtiyaç duyulabilecek tüm donanımların bulunduğuna işaret etti.

 

Kaynak: AA

 

 

Kaynak

Benzer Haberler