Neden 2+1 daireler daha çok tercih ediliyor?

Yazar: , Kategori: Emlak Tarih: .

Konut arayışında ibrenin yönü 1+1 dairelerden 2+1 dairelere doğru kayıyor. 1+1 dairelere talep azalırken, tercih noktasında 2+1 daireler 1+1 ve 3+1 daireleri geride bırakıyor.

 

Aileler 2+1 daire diyor!

“1 artı 1’e olan talep giderek azalıyor. Neden? Çünkü, bir ara çok fazla yapıldı, arz fazlası, doygunluk söz konusu oldu. Bir de aile yaşamı için minimum 2+1 olması gerekiyor.”

Bu yorum, Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Torun’a ait. GYODER Başkanı, satın alacağı dairede 2+1’den yana karar verenlerin nedenlerine şu açıklamayı da getiriyor:

“2+1, hem 1+1’in hem 3+1’in yerini alıyor. Yani 3+1’e gücü yetmeyen 2+1 alıyor ya da satın alma gücü olan 1+1  daire yerine 2+1 alarak en azından alternatifini zenginleştirmiş oluyor. Yani ‘Kiraya verirken en azından bir aileye veririm.’ diyor.” Aziz Torun, bu nedenlerle konutlarda, 2+1 dairelerin üretim ve satışlarının son yıllarda daha fazla olduğuna da dikkat çekiyor.

 

 

10 yıl vadeli konut satışları 20 yıl vadeli konutlardan fazla

Aziz Torun, Türkiye’de, 10 yıl vadeli konut satışlarının 20 yıl vadeli olanlara kıyasla daha fazla tercih edildiğini, tüketicilerin borçlarını daha erken ödeme anlayışıyla hareket ettikleri görüşünde.

Bu noktada faiz oranlarına dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Sürdürülebilir bir faiz oranı olması lazım. Nedir bu? Yıllık yüzde 10’un altında, yine aylık bazda yüzde 1’in altında faiz oranları, gayrimenkul sektörü için sürdürülebilir faiz oranıdır. Bunları uyguladığımız zaman görüyoruz ki sektörde talep devam ediyor.”

 

 

Gayrimenkul yatırımı hiçbir zaman değer kaybetmez

Torun, gayrimenkulün hiçbir zaman değer kaybetmeyeceğini belirterek, “Bir şey olabilir, talep gecikmesi olabilir. Yani birtakım, durgunluklar olabilir, erteleme ama işin sonunda daima gayrimenkul kazandıran bir sektördür. Zaten sektör kârlılığı çok düşük olarak çalışıyor. Kâr marjı dışarıdan görüldüğü kadar çok yüksek değil gayrimenkul sektörünün. ‘Dışı seni içi beni yakar’ hesabı, dışarıdan öyle görünüyor ama kazın ayağı öyle değil. Çünkü rekabet var, herkes geliştiricilik, inşaat yapma ve pazarlamayı birleştirerek bir karlılığı yakalıyor o da yüzde 10-15 arası bir kârlılık var. Bu da fiyatların düşmeyeceğini, dolayısıyla bunu alanın kazançlı olacağını gösteren bir kriter. Yani şöyle bir algı olmamalı; ‘Kampanyalar filan yapılıyor, yarın fiyatlar daha da düşer’, öyle bir şey yok, söz konusu değil. Çünkü artık maliyetler de bir taraftan yükseliyor. Onun için alan her zaman gayrimenkulde kârlıdır.” diye konuştu.

 

Kaynak

Benzer Haberler