İstanbul son sırada yer aldı!

Yazar: , Kategori: Emlak Tarih: .

Yazıyı paylaş:

PwC ve Urban Land Institute tarafından ortaklaşa hazırlanan Gayrimenkulde Gelişen Trendler: Avrupa 2018 sonuçları açıklandı. Raporda İstanbul, Gelişen Trendler şehir sıralamasında son sırada yer aldı. Bu yıl 15. sayısı yayımlanan rapor, 2018 yılı ve ilerisi için Avrupa genelinde gayrimenkul sektörünün görünümünü ortaya koyuyor. İşte raporun sonuçları…

Avrupalı gayrimenkul sektör temsilcileri iyimser
Rapora göre, Avrupa’da gayrimenkul sektörü temsilcilerinin 2018 yılı tahminleri iyimser yönde. Araştırmaya katılanların yüzde 50’ye yakını önümüzdeki yıl kârlarının ve çalışan sayılarının artacağını öngörüyor. Araştırmaya katılanların yüzde 42’si ise ticari güvenin artacağını dile getirirken bu oran geçtiğimiz yıla göre yüzde 10’luk bir artışa işaret ediyor. Raporda İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkmasına da değiniliyor. Brexit gayrimenkul sektörü için sorun yaratmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yılın raporundan bu yana Brexit’le ilgili kötümserlik derecesi büyük ölçüde azalmış olsa da – Londra’nın küresel başkent olma yolunda uzun vadedeki ilerlemesini çok az kişi sorguluyor – İngiltere’nin AB’den çıkmasıyla ilgili koşullar hakkındaki belirsizlik gayrimenkul uzmanlarında hayal kırıklığına neden oldu.

Berlin birinci, İstanbul sonuncu sırada!
Gelişen Trendler şehir sıralamasında son dört yılda olduğu gibi bu yıl da ilk sırada Berlin yer alıyor. Brexit’in ardından finans sektörünün odaklarının değişmesi ve bir yıllık sağlam büyümenin ardından Frankfurt listede ikinci sıraya yükseldi. Gelişen konut sektörüyle uluslararası emlak sektörünün ilgisini çeken Kopenhag ise Frankfurt’la aynı sırayı paylaşıyor. Dördüncü sıradaysa yatırımcılar ve geliştiriciler için cazip bir şehir olmaya devam eden Münih yer alıyor. Ofis ihtiyacına bağlı olarak kiraların artış tahminlerinin pozitif olmasından avantaj sağlayan Madrid de dört sıra birden yükselerek beşinci sıraya yerleşti. Listede Türkiye’den yer alan tek kent olan İstanbul maalesef bu yıl iç ve özellikle çevre ülkelerde yer alan dış politik belirsizlikler sebebiyle listenin en sonunda yer alıyor.

Geçen yıl yaşanan düşüş trendi devam ediyor
Türkiye’ye yabancı ilgisinin diğer büyükşehirlerden ve sahil kasabalarından tekrar İstanbul’a odaklandığı ve giriş çıkış likiditesi açısından da bunun bir anlamda rasyonalitesinin de olduğu bir süreç yaşandığını belirten ULI Türkiye Başkanı Zafer Baysal şu şekilde konuştu: “İstanbul özelinde ise zaten belli gayrimenkul kategorileri ile sınırlı olan uluslararası yatırımcı ilgisinin de giderek azaldığı bir süreci de peşi sıra yaşadık. Bunda elbette bölgemizde komşularımızda yaşanan negatif jeopolitik gelişmelerin ve buna bağlı olarak ülke algımızdaki örselenmenin etkisi var. Bunun doğal sonucu olarak PwC ve ULI’ın her yıl üyeleri arasında yaptığı anket sonucu yayınladığımız Gayrimenkulde Gelişen Trendler Avrupa 2018 raporunun İstanbul ile ilgili sonuçları da maalesef geçen yıl yaşadığımız düşüş trendinin bu yıl da devam ettiğini gösteriyor.”

Kentsel dönüşümün aksayan yönleri gözden geçirilmeli
Baysal, konuşmasına şu şekilde devam etti: “Elbette dünyanın en harikulade ve görülmeye değer şehirlerinin başında yer alan İstanbul’umuzun sadece turizmde değil gayrimenkulde de uluslararası yatırımcılar nezdinde hak ettiği yere geri gelebilmesi ve 2012 yılındaki birincilik pozisyonunu tekrar elde edip bunu kalıcı kılabilmesi ve koruyabilmesi için bölgemizde yaşanan negatif jeopolitik gelişmeler konusunda bir etkimiz olamasa da tüm gayrimenkul geliştiricilerine düşen ciddi fedakarlıklar ve sorumluluklar olduğu gibi, kamuya ve yerel yönetimlere de düşen ev ödevleri ve yapısal düzenlemeler olduğunu düşünüyoruz. Belki de burada uluslararası yatırımcı ilgi ve iştahını artıracak en önemli katalizör imar uygulamalarındaki müktesep hakların korunması, imar süreçlerinde standardizasyonun, şeffaflığının ve öngörülebilirliğinin artırılıp yerli yatırımcılarla haksız rekabet algısının yok edilmesi ve çok ciddi bir deprem riski ile karşı karşıya olan İstanbul şehri için kentsel dönüşümün en etkin bir şekilde aksayan yönleri gözden geçirilerek yeniden kurgulanıp süreçler de hızlandırılarak vatandaşlarımızın yaşadıkları uygunsuz yapı stoğundan kurtarılabilmesi için de uluslararası yatırımcılar açısından da cazip hale getirilmesi elzemdir.”

 

 

Kaynak

Benzer Haberler